13 Ocak 2021

Elektriği Nasıl İcat Ettik? Benjamin Franklin ve Alessandro Volta

ile Adem Işıkdere

Keşifler önemlidir. Bugün eriştiğimiz gücü yaptığımız keşiflere borçluyuz elbette. Fakat keşifler bazen çok uzun süre bir ilerleme ortaya çıkarmazlar. İşe yararlığı olması için yapılan keşiflerin üzerine gitmek, hakkında deney ve gözlem yapmak, keşfi derinleştirmek gerekir. Hatta bu bulguları yapılan diğer keşiflerin süzgecinden geçirmek gereklidir.

Önceki bölümde elektriğin keşfini anlatmıştık. Fakat Thales’in yaptığı bu keşif 2200 yıl boyunca hiçbir işe yaramamıştı. Çünkü keşfin ilerlemesi hakkında gereken temel şartlar oluşmamıştı. Yeterince iyi deney ve gözlem yapılmamış, üzerine düşünülmemişti. Elektriğin anlaşılması ve işe yararlık kazanması gerekiyordu.

Asırlar boyu atıl bir şekilde bekleyen elektrik 1600’lerden itibaren yeni keşiflerle anlam kazanacak ve mucizevi bir süreç başlayacaktı.

Bu adamı tanıyor musunuz? Benjamin Franklin. Evet, doların üzerinde resmi olan adam. Onu bu kadar değerli yapan başarıların başında gelir elektriğe dair keşifleri. Çünkü Franklin yaptığı deneyler sonucunda elektriğin yer değiştiren bir yük olduğunu fark etmişti. Buna bağlı olarak ilk kez Artı ve Eksi elektrik yüklerinden bahsetmiş, aynı yüklerin birbirini ittiğini farklı yüklerin ise birbirini çektiğini söylemişti. Ayrıca yıldırım ve şimşek olaylarının elektriksel bir olay olduğunu kanıtlamak için kara bulutların şimşekler çaktığı bir havada ipekten dokunmuş elektrik yüklü bir uçurtma ile deney yapmış ve başarılı olmuştu. Yıldırım düşmesinden ötürü iki yardımcısı hayatını kaybetmiş fakat Franklin bu deney sayesinde paratoneri yani yıldırımsavarı icat ederek o tarihten sonra olası binlerce insanın yıldırımdan hayatını kurtarmıştır. Muhtemelen Franklin yıldırımın bu derece güçlü bir etki yaratacağını öngörememişti.

Franklin’in Amerika’da elektriğe olan katkısı 1794’te İtalya’da karşılığını buldu. Fizikçi Luigi Galvani laboratuvarında bir kurbağayı kesmiş deney yapıyordu. Çalışma esnasında elindeki neşter kurbağanın bacak etine değdiğinde ölü kurbağa kımıldadı. Birkaç denemenin ardından bu olay tekrar etmeye devam edince Luigi Galvani bunun hayvanın vücudundaki elektrikten kaynaklandığını düşündü. Buna hayvan elektriği adını vermişti ve buluşunda çok umutluydu. Ne yazık ki Galvani yanılıyordu.

İtalyan fizikçi Alessandro Volta ile tanışalım.

Profesör Luigi’nin kurbağa deneyi ilgisini çekmişti. Volta’ya göre ölü kurbağanın neştere değdiğinde hareket etme sebebi neşterdi. İki farklı metal parçadan imal edilmiş olan neşter kurbağayı keserken sıvı ile temas ettiği için kimyasal tepkimeye giriyor ve elektrik açığa çıkarıyor diyordu. Hemen deneyler yapmaya başladı. Farklı farklı metalleri asit, baz, tuz özellikli sıvılarla sınamaya başladı ve sonuç elde etti. Bakır ve gümüş plakalar arasına tuzlu su koyduğunda kimyasal bir tepkime olduğunu görmüştü. Elektronlar sıvı üzerinden plakalar arasında taşınmıştı. O güne kadar insanlar sadece statik elektrik ile uğraştığı için yol kat edememişti. Artık durum değişiyordu. Alessandro Volta’nın icadı bugün bildiğimiz anlamıyla en basit pildi ve akım üretiyordu.

  1. yüzyıl başlarında çinko, bakır ikilisi kullanılarak volta pili adında piller geliştirildi ve elektrik deneyleri hız kazandı. Artık pozitifi, negatifi biliyor dinamik elektrik akımı üretebiliyorduk. Pillere bağlanan metal teller ısı ve ışık üretiyor, elektrik akımına maruz bırakılan sıvılar farklı maddelere ayrışıyordu. Volta’nın icadı ardı arkası kesilmeyecek bir keşifler çağı başlatmıştı. Adının anısına bugün elektrikte gerilimin birimi Volt olarak adlandırılmaktadır.
  2. yüzyılda yani keşfinden 24 asır sonra elektrik icada dönüşmüştü. Artık sahneye yaşadığımız dünyayı kökünden değiştirecek genç ve hırslı bir isim çıkıyordu. Michael Faraday.

Michael Faraday tek başına geniş bir konu olduğu için sonraki bölümde kendisinden bahsedeceğim.